Ana Sayfa Haber Elektrikli Arabalar Kış Aylarında Soğuk Havalardan Ne Kadar Etkilenir?

Elektrikli Arabalar Kış Aylarında Soğuk Havalardan Ne Kadar Etkilenir?

46
0
Elektrikli Arabalar Kış Aylarında Soğuk Havalardan Ne Kadar Etkilenir?

Bir elektrikli araba kullanırken soğuk hava etkilerinin nasıl olduğunu bilmek istiyorsanız, Kanada Saskatchewan’da yaşayan insanlar aradığınız cevapları verebilir. The StarPhoenix muhabiri Erin Petrow tam da bunu yaptı. Yerel sakinler Jason Cruickshank; Chevy Volt sahibi ve Pat Keyser; Tesla Model S sahibi ile kışlık sürüş tecrübeleri hakkında görüştü.

EV Pilleri Gerçekten Güvenilmez mi?

Keyser, S modelindeki bataryanın klasik araçların çoğunda bulunan 12 voltluk bataryadan çok daha güvenilir olduğunu belirtti. Soğukta havalarda bir miktar enerji kaybederken, bütün gece donma sıcaklıklarında kaldıktan sonra sabah çalışma güçlüğü çeken içten yanmalı arabaların sahip olduğu akülerin yığılmalarını yaşatmıyor.

Cruickshank, Chevy Volt’unda bulunan motorun bataryaları sıcak tutmak ve araçtaki 12 volt aküyü her zaman tamamen dolu tutmak için gerekli sisteme sahip olduğunu söylüyor ve Birçok insan bu bataryaları cep telefonlarındakiler ile karıştırdığını söylüyor. Ancak EV’lerdeki bataryaların farklı çalışma koşulları için geliştirildiğini hatırlatıyor. Aslında çok daha düşük sıcaklıklar için geliştirilmemişler.

Soğuk Hava Menzili Kısaltır mı?

Keyser, bu soruya evet cevabını veriyor. Tesla Model S’in menzili soğuk havalarda gözlemlerine göre % 25 daha az. Ancak, geleneksel araçların aynı menzile kışın bir galon benzinle gitmediğini de belirtti. Klasik motorlu araçlar, kışın sadece arabalarının ısıtıcılarını çalışır durumda tutmak için rölantide çalışırken fazla yakıt kullanmakla kalmazlar. Petrol şirketleri soğuk iklimlerde farklı bir benzin karışımı kullanır. Ancak, daha hafif olan bu bileşenler yakıldığında daha az enerji tüketerek yakıt ekonomisini ortalama % 10 civarında düşürürler.

Keyser, kışın azalan menzilin daha fazla farkında ve seyahatlerinde arabasını şarj edeceği yeri önceden planlaması gerektiğini söyledi. Ama bu durum umurunda değil.

Kayser gibi soğuk iklimlerde Tesla kullanıcılarının ortalama bilgileriyle normal hava koşullarında normalde 460 km menzil sağlayabilmesi gereken bir Tesla Model X, sıfırın altındaki sıcaklıklarda sadece 190 km yok kat ediyor. EV arabaların kış dönemlerindeki endişesi yeni bir şey değil, 2007’de, Roadster’ı test ederken Tesla, çalışanlarını Kuzey Afrika’nın üstündeki Arvidsjaur’a aktarma organları üzerinde deneyler yapmak için gönderdi. Peki, daha soğuk olan Norveç’te testler olacak mı? Norveç’teki EV başarı öyküsü bazıları için bir sürpriz olabilir. Eylül 2018’de, İskandinav ülkesinde yeni kayıtlı tüm binek araçların % 45’i tamamen elektrikli modellerden oluşuyor. Hybrid modelleri de hesaba katarsanız, oran % 60’a kadar çıkar. Ayrıca kayıtlı modellerin sayısı 10.620 iken 2000’den fazlası Tesla markasını taşıyor.

Soğuk Menzili Kısaltırken Daha Fazla Şarj Altyapısına İhtiyaç Var
Hem Keyser hem de Cruickshank, bölgelerindeki EV şarj cihazlarının sayısının artması gerektiği konusunda hemfikir. Keyser, bu ihtiyacın bir elektrikli otomobil öncüsü olma yarışı içerisindeki markaların bir parçası olmasını düşünüyor. Unutmayın, Motorlu araçlar ilk geldiğinde, her yerde benzin istasyonları yoktu. Cruickshank, çoğu seyahatlerde, tam batarya şarjı için beklemenin gerekli olmadığını söylüyor. İhtiyacınız olan tek şey, eve ya da arabanın takılabildiği bir yere gidilerek; sürücü alışveriş yapmak, ailesini ve arkadaşlarını ziyaret etmek gibi diğer şeyleri yapmakla meşgulken şarj etmek için yeterli şarj istasyonu gerek olduğunu düşünüyor. Genellikle evden uzaklaşmak demek, menzil endişesini önlemek için daha fazla şarj meselesi olabilir. Altyapı olarak, çoğu elektrikli otomobil için 45 dakika veya daha kısa sürede % 80 oranında şarj edebilen hızlı şarj cihazlarının kullanıldığı Saskatchewan’da bile daha da artmaktadır ve artmalıdır.

Elektrikli Otomobiller Geleneksel Otomobillerden Daha Verimli
Soğuk iklimlerde bazı dezavantajlara rağmen elektrikli otomobiller hala geleneksel otomobillerden çok daha düşük işletme maliyetlerine sahip. Bölgesel otorite olarak sıkça başvurulan “Plugndrive.ca”, Tesla Model S’si keyif ile 20.000 km sürmek için gereken maliyeti, 579 $ olarak hesaplamış. Benzer iklim şartlarında klasik motorlu araçlar için ise 2.490 $ maliyet hesaplanmış. Chevy Volt’un aynı mesafeyi kat etmek için sadece 490 $ değerinde elektriğe ihtiyacı var. Ancak yol boyunca biraz benzin kullanması gerekecektir.

Emisyonlar ve Elektrikli Otomobiller

Plugndrive.ca’dan ilginç bir bilgi olarak; Saskatchewan’da elektriğin büyük kısmı yanan kömürden sağlanmakta. Bu bilgiden yola çıkıldığında Keyser, Tesla’sını 20.000 kilometre boyunca çalıştırmak için gereken elektriğin 2.495 kg karbondioksit yaratacağı anlamına geliyor.

Cruickshank’in Chevy Volt’unu aynı mesafeye getirmek için gereken elektrik, yalnızca 2.160 kg karbondioksit yaratacaktır. Manitoba veya Ontario’da, elektriğinin çoğunu hidroelektrik kaynaklardan elde eden şehirlerde, 20.000 kilometrelik araç kullanımından kaynaklanan karbon emisyonu 40 kg’dan az olacaktır. Bu bilgiler ışığında geleneksel bir araba elektrikli bir otomobilden 12 kat daha fazla; 20.000 kilometre kat ederken 4.880 kg karbondioksit yaratacağını açık.

Soğuk Hava Takeaway (Paket Servis)

Elektrikli arabalar soğuk havalarda normal günlerdeki kadar fazla kullanılmıyorlar. Aslında normal arabalarda zorlu hava şartlarında çok kullanılmıyor. Yüne kullanılmayan EV’ler, bataryalarını olabildiğince koruyorlar ancak, boş bataryalar kolay kolay dolmuyor zira soğuk bataryaların her yönden performansını etkiliyor. Bu bilgiler, herhangi bir EV sürücüsünün hesaba katması gereken faktörlerdir ancak, kimsenin elektrikli araba satın almasını engellememelidir. Pat Keyser kışın Tesla Model S’yi sürdürebiliyor ise Saskatoon’da elektrikli arabası olan hiç kimse, kışın tahribatından korkmamalıdır.

Elektrikli arabalar gibi diğer batarya ile çalışan elektrikli ve elektronikler için detaylı araştırmalar yapan bilim insanlarından olan Michigan Üniversitesi Enerji Enstitüsü Müdürü Anna Stefanopoulou, pillerin insanlar gibi olduğunu, verimli çalışmak için insanların kendilerini rahat hissettikleri sıcaklık değerleri gibi belirli sınırlar arasında çalışabildiklerini söylüyor. 4 derece altında ve 50 derece üstünde tüm batarya modelleri performans sorunları yaşayabilir. 15-25 dereceler arasında en iyi performansı sergilerler. Isı düştükçe bataryalar içerisindeki sıvı elektrolit daha az akışkan hale gelir. Ancak gelişen pil teknolojileri ile bu gibi sorunlar çok yakın bir gelecekte ortadan kalkacak.

BİR YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın:
Lütfen isminizi yazın